Palabıyık Komedisi! - CİMBOM NEFERİ

Palabıyık Komedisi!

   Dün geceden bu yana oluşturulan sinsi algıları, WhatsApp gruplarındaki ayrıcalıklı sefil tasmalıların birbirinin kopyası suni kaos oluşturma gafletlerini esefle takip ediyorum. Ağzımı açmamak için sabrediyorum, sabrediyorum ama gel gör ki olacak gibi değil. Şirazesi kaymış foseptik topluluğun müritleri ağız ishali olmuşcasına sağa sola veryansın ediyorlar adeta. Öyle şeyler yaşanıyor ki bu memlekette; daha fazla şok olamam, daha kötüsü ne olabilir ki? diyorsun, karşına bambaşka abuklukta yepyeni bir gündem çıkıyor. 

  Tek tek gidelim, acelemiz yok. Dün geceki maçın hakemi kim? Ali Palabıyık. Maçın VAR hakemi kim? Koray Gencerler. Kim peki bu arkadaşlar? Bu zamana kadar hangi kulübün kontenjanından biri VAR'ın vazgeçilmezi, diğeri klasman klasman yükselip ülkenin Avrupa'daki prens hakemlerinden gösterildi? Ne oldu da Halil Umut Meler bu Ali Palabıyık denen arkadaşın önüne geçti son 3 yılda? Bunların cevabını benden çok daha iyi bilen bir suyun karşı tarafı var ki; bu aymazlık ve utanmazlıklarla ilerleyebileceğini sanan, algıyı şiar edinen, hedef saptırmada dünya markası, ayrıcalığı mağduriyet kisvesi altında güttüğü koyunlarına altın tepside sunup sahadaki beceriksizliklerine kılıf bulan, kamuoyunda infial oluşturma çabasını sürdürmekten bir an olsun vazgeçmeyen, UEFA'da şikeden hükümlüler listesinde ülkemizi rezil kepâze eden spor kulübü(!) şampiyonluk uğruna ne kadar alçalabileceğini bir kez daha gözler önüne sermekten zerre kadar ar etmemektedir.

  Bu Ali Palabıyık değil mi 2018-2019 sezonunda Fenerbahçe - Galatasaray maçında, Galatasaray'ı katleden? Siz değil misiniz o maçtan sonra "Nasıl Faul pozisyonun devamında golü attık ama puahah" diyen? Bu Ali Palabıyık değil mi Beşiktaş maçında sizi kollamak uğruna Beşiktaş'ın içinden geçen? Bu Ali Palabıyık değil mi bu sezon Galatasaray - Alanyaspor maçında 2-0 öndeyken Galatasaray'a gösterdiği komedi kırmızı kartla maçın içinden geçip haftalardır maç alamayan? Havaalanında "Evet hata yaptım" diyerek, GS aleyhine çaldığı düdüklerden yüzü kızaran şahıs? 2018-2019 sezonundaki Fenerbahçe - Galatasaray derbisinde bu hakem Hasan Ali Kaldırım'ı oyundan atmasının ardından verdiği haklı kırmızı kartın dahi altında ezilip, Galatasaray'ın 1-0 üstün götürdüğü maçta önce Skrtel'in Onyekuru'ya yaptığı kartlık hareketi es geçip, Onyekuru yerde yuvarlanırken onun ayaklarına takılıp kendini Sniper ateşine maruz kalmışcasına yere atan, Arizona kertenkelesi kıvamındaki Oscarlık performansıyla rol kesen Skrtel yerine Faule maruz kalan Onyekuru'ya kart çıkarmış, pozisyonun devamında topu kazanan Galatasaray Feghouli ile çalımı atmış kendi birinci bölgesinden çıkarken, önce sırtından itilerek, beraberinde çelme takılarak yere düşürülen Feghouli'nin pozisyonuna 1 metre mesafedeyken devam diyerek maçın 1-1'e gelmesine seyirci kalan Ali Palabıyık değil miydi? Aynı maçta kafası kanlar içindeki Linnes'in üstüne yerde tekme atan Mehmet Topal'a kırmızı gösteremeyen yine favori tetikçiniz Ali Palabıyık değil miydi? Oyundan atılması gereken Mehmet Topal'ın GS korneri sırasında ceza sahası içinde Diagne'yi bir güreşçi edasıyla kündeye alıp derdest etmesine penaltı çalmayı aklının ucundan bile geçirmeyen kişi yine o besleyip bugünlere getirdiğiniz, sırtını sıvazlamaktan bir an olsun vazgeçmediğiniz Ali Palabıyık değil miydi? Dünya futbol tarihinde bir derbi maçında bir maça bu kadar etki edip, tarafını aleni şekilde belli eden, bir galibiyeti alıp diğer tarafa götürmek isterken gücü ancak beraberliğe yeten bir başka hakem var mı bugüne kadar? O yerden yere vurduğunuz Ivan Bebek bile 2018 - 2019 FB - GS derbisindeki Ali Palabıyık yönetiminin yanında zemzemle yıkanmış Melek kalır Melek. Ben 25 senedir bu ligde böyle bir hakem kıyımı ne gördüm, ne duydum ne de dinledim kimseden. Üstelik bütün bunlar VAR'ın olduğu bir maçta dünya futbol tarihinde eşi benzeri görülmemiş şekilde VAR'a rağmen yaşandı. Aynı Ali Palabıyık'ın Antalya maçında Emre Kılınc'ın müdahalesine tereddütsüz çıkardığı kırmızı kart? Boşuna demiyorum sizin yatacak yeriniz yok, sizin arkanızdan cenaze namazınız kılınmaz diye. Siz yavuz hırsızsınız. Sizin şiarınız bu. Siz zengin şımarık çocuğu gibi rakipleriniz doğranırken, rakipleriniz bu hakemin tetikçiliğine dem vururken kayrılmanın verdiği hazla ağzınızı açıp tek kelime etmediğiniz gibi, bu ve bunun benzeri türevlerinden olan, Hüseyin Göçek gibilerini, Alper Ulusoyları korumak adına bildiri imzaladınız bütün kulüpler olarak. Şu an sizin topçunuz olan Serdar Aziz'in Konyaspor maçında yaptığı tertemiz ters ayaklı müdahalesine penaltı çalan Hüseyin Göçek, VAR'dan gelen ısrarlı uyarıya rağmen, pozisyonu izlemeye dahi tenezzül etmezken, Galatasaray'ın canını yakan bu dizayn ettiğiniz sisteme 14 şubat 2019'da bütün kulüpleri örgütleyip karşımızı dikerek yayınladığın korsan bildiride  "Hakemler de insandır, hata yapabilir" diyerek sahip çıkarken ya da "Her hakeme düdük astırsak, hakem kalmaz" pişkinliğinde yüzsüzlüğün kitabını yazarken nerdeydin eeyyyyyyy Ali Koç? Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha bu sezon, henüz daha ligin başında 12 hafta boyunca dile kolay tam 12 hafta boyunca ligde bütün istatistiki parametlerde ilk ikide olan kulübün lehine bir kez olsun VAR'a gidilmezken,  5-4 kazandığın mahalle maçını andırır vaziyetteki teknik, taktik özürlü Karagümrük maçında, lehine 3 penaltıyı tek maçta çalıyorlardı senin kulübüne bu ligde eyyyyyy Selahattin Baki efendi... Nasıl bir tesadüftür ki bu; 19 takımlı ligde 18 takımın da  en az birer kez maçlarında VAR'a gidildiği ortamda sadece Galatasaray üvey evlat muamelesi görüyordu. Ne zamana kadar? Ta ki çıkıp Erden Timur bunları sayısal verilerle retinanızın çatına sokana kadar! Çıkıp bu veriler yalandır diyebildiniz mi? Hayır penaltı beklediğiniz pozisyonlar penaltı değildir diyebildiniz mi? Diyemediniz. Niye diyemediniz peki :) ? İşiniz bu ya, çamura yatmayı seviyorsunuz oysa ki? Çünkü rakipler topu smaçlıyor ceza sahası içinde de ondan çıkıp konuşamadınız! Aleni şekilde doğrandı bu Galatasaray. Kör gözün parmağına yaptılar da ondan çıkıp konuşamadınız. Ağzınızı açıp tek kelime edemediniz. Ha ama bir şey yaptınız, hakkınızı yemeyeyim şimdi :) Algıyı "Galatasaray adalet değil, ayrıcalık istiyor" üstünden yaptınız :) Zira boş durmayı sevmezsiniz masada. En iyi bildiğiniz iş bu. Aleni hak gasplarına çıkıp iki kelime edemediniz. Şampiyonluk yolundaki en büyük kâbusunuzun doğranması sizin için win+win ne de olsa değil mi :) ? Alışkanlıklar... Bütün bu kıyımlara rağmen aslanlar gibi taraflı düdüklerinizi de üst üste koyarak liderliğini perçinledi Galatasaray. Evinde seni üçleyerek, güç gösterisi yapa yapa, taraftarına stadını terk ettire ettire, içinize acı acı işleye işleye, söke söke aldı o liderliği şer ittifakından. Ha bir de unutmadan, 20.015 taraftarının kartlarını bloke ettiğiniz halde sonraki maça 20.015 devir yapıp 47.000 taraftarla gelerek ayak oyunlarınızın, çifte standartlı PFDK'nızın da içinden geçerek yoluna devam ediyor bu Galatasaray ;)

  Bitti mi peki? Yok öyle kolay kurtuluş size. Şimdi gelelim şu sezon ortasında değişen MHK başkanına... Öyle bir sezon kurgulanmış ki, özene bezene, hani hakikaten dedikleri gibi tüm tuşlara basmak deyiminin hakkını dibine kadar veren bir kurgu. Bu foseptik zihniyetinden çıkan çözümler de haliyle orul orul çözümler oluyor. Sahanın dışında ne kadar ayak oyunları yapılırsa, başarıya o kadar yaklaşılacağı öngörülüyor. Bir türlü yapılan ayak oyunlarının ters teptiği taraflarınca görülmüyor. Suyun karşı tarafındaki Fıtrat düzgünlüğe razı gelmiyor, isyan ediyor, etik değerler gömleği extra small bedenlerine XXL geliyor.

  Sezon başında FETÖ'cü yaftasıyla suçladığınız mevcut Federasyon başkanına, danışıklı dövüş şeklindeki kurgusal algınıza ne oldu da Başkanla baş başa yemek yiyebilecek pozisyona geldiniz :) ? Galatasaray'la uzaktan yakından ilgisi, iltisakı kalmamış, hatta Galatasaray'a süper ligde Gaziantepspor başkanı olarak rakip dahi olmuş Galatasaraylı bir isimden federasyon başkanı yapılmasına ön ayak olma sebebiniz, kollanmalara kılıf arama hazırlığından mı kaynaklanıyor? Ya da Galatasaraylı Sabri Çelik'i Merkez Hakem Kurulu başkanlığına getirip, atamaları emir eliniz Murat Ilgaz'a yaptırarak oyunu istediğiniz gibi dizayn ederken, bu kurgunun ortaya çıkmayacağını mı düşünüyordunuz? Hani şu tıpkı Zorlu Center'da otoparktan TFF başkanının TFF dışındaki özel ofisine kaçak çıkardığınız dönemin MHK başkanı Zekariya Alp'i nam-ı diğer Taşeronunuz, ticari bağınızın olduğu MHK başkanı... FB başkanı, TFF başkanı ve MHK başkanı olarak yaptığınız gizli üçlü görüşme gibi? :) (İtalya'da benzeri durumdan ötürü şike soruşturması başlatıldı ve taraflar küme düşürüldü) Şimdi de sezon ortasında puan farkının kapanmayacağını hissedip, tutuşan eteklerinize formül uğruna, Twitter'da ne kadar azılı FB'li olup GS düşmanı hesap varsa hepsini itinayla takip eden, GS aleyhine atılmış partizan tweetleri beğenen, yayıncı kuruluşta pozisyonları bu zamana kadar ekseriyetle FB lehine yorumlayarak algılara hizmet eden Lale Orta'yı MHK başkanlığına getirdiniz :) Hatta öyle ki Rambo Okan kıvamındaki tarafgir yapısına hükmedemeyen bu hanımefendi, Twitter'da takip ettiği hesaplar ve beğenileri kamuoyuna yansıyınca hesabını kapatıp gitmek zorunda kaldı. Eli biraz daha büyütelim mi? Soru 1: Çok kıymetli nur topu gibi doğan yeni MHK başkanımız sayın Lale Orta, Mevcut Fenerbahçe yönetim kurulu üyesi Ömer Okan'ın Üniversitesinde Öğretim üyesi değil mi :) ? Bu nasıl bir çarpık düzen ki ülkede futbolda hakemlerden sorumlu baş yetkili kişi, şampiyonluk mücadelesi veren bir kulübün yöneticisinin maaşlı çalışanı olabiliyor? Siz tüm bu çarpık düzenin içinde utanmadan sıkılmadan doğrandığınızı ve mağdur olduğunuzu söylüyorsunuz öyle mi? hahaha. Sözün bittiği yer dedikleri bu olsa gerek...

  Gelelim şu meşhur dünkü maça. Tek tek gidelim. Hani Ali Bey :) resmi siteden beylik laflarla Dursun Özbek'in naif tavrından cesaret bularak hodri meydan yapıyor ya :) "Çıkalım mertçe konuşalım her şeyi" falanlar filanlar :) Biz de mertçe pozisyon pozisyon değerlendirelim şu meşhur mağdurum da mağdurum dolu algılarının hoyratça dillendirildiği maçı. Ki şunu da demeden geçemeyeceğim, belki en doğrusu sahaya konsantre Galatasaray'ı ısrarla saha dışı kısır tartışmalara çekerek, en iyi bildikleri kaosun içine Galatasaray'ı sokmamaktır ancak ısrarla altını çizmek istiyorum ki; ben olsam bu kendini laf cambazı sanan suyun karşı tarafındaki centilmenlik abidesi Sn. Ali Koç'un karşısında anladığı dilden konuşmayı ve onu toplum nezdinde haksızlıklarıyla yüzleştirmeyi, son 20 seneyi son 25 seneyi slayt numaraları, Federasyon ve tüm alt yapılanmaları(PFDK, Tahkim, tüm hukukçuları) ve video görüntülerle gözüne gözüne sokmayı yeğlerdim. Bu biraz tarz ve diline, ifade yeteneğine güvenme meselesi. Tabiri caizse biraz kaşar olmak lazım kötülükle mücadele etmek için. Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır, ben insanların zayıflıklarının üstüne gitmek yerine, onları en güçlü hissettikleri yerden vurmayı tercih ederim. Çünkü ayağa kalkamayacakları yıkım buradan olur. Bazen saf iyilik suya yazı yazmak oluyor gözü dönen güruhlar karşısında. Her neyse maça geçelim; Taklacı güvercinin ilk top kontrolü sırasında top eline çarpıyor mu? Görüntülerde de sabit olduğu üzere evet çarpıyor. Topu düzeltip önüne alırken bir kez daha çarpıyor mu? Evet yine çarpıyor. Maç sonu röportajında kendi de "kural değişmiş, öyle söylediler, kendime avantaj sağlamıyorum" diyerek esasında topa elle olan temasını "avantaj sağlamıyorum" diyerek onaylıyor. Dolayısıyla gol iptali doğru mu? Son derece yerinde ve haklı bir karar. Peki isyan niye? IFAB kurallarından bihaber olma şansı var mı bu uyanık kulübün :) ? Elbette yok. Dünya kupasından bu yana rakip kalede gole dair pozisyon bulmakta zorlanan, ADS gibi zor bir deplasmanda atılacak olan ilk golün önemini iyi bilen suyun karşı tarafı, maçın elden gitmesinden duyduğu kaygıdan ötürü bu isyanı yaptı maç içinde, hakemin sonraki kararlarında üzerindeki baskıyı daha şiddetli hissettirmek adına kurgulanmış senelerdir süregelen basit bir oyundan başka bir şey değil. Gelelim ikinci pozisyona; Fincan fetişisti arkadaşın ceza sahası içinde topa blok koyması ve ardından "ben ne yaptım serzenişleri tiyatrosu" :D Pozisyonun penaltı olmadığını söyleyen bir tane Fenerbahçeli görmedim henüz :) Peki isyan neye? Fenerbahçe aleyhine olan bu durumların görmezden gelinmesine dair alışkanlığın bozulmasına mı? Canlarım benim ne kadar da mağdursunuz siz öyle :( Peki Batshuayi pozisyonu? Evet penaltı. Verse kazanabilir misin? Evet kazanabilirsin. Zira maç boyunca ADS güven veren bir oyun oynamadı. Peki ben bu objektifliği şampiyonluk yarışındaki 1 numaralı rakibiniz Galatasaray'ın koyu bir taraftarı olarak yapabiliyorken, siz yukarda Ali Palabıyık'ın tonla GS aleyhine yaptığı kasıtlı, size sinyal çakan, niyeti bariz düdüklerinden sonra bu adamın hakemlik yapmasına neden müsaade ettiniz? Diş gösterdiğiniz herhangi bir hakem bu ligde bir daha maç alamıyor oysa ki:)  Bu adamın düdüğünün asılmasını bu ülkede GS taraftarından daha fazla isteyen bir topluluk mu vardı ki bugün algıyı kendi büyüttüğünüz bu hakem üzerinden oluşturuyorsunuz? Hep ifade ederim; Kavramların, deyimlerin cuk diye oturduğu ikinci bir futbol kulübü yok bu gezegende. Bu kulübü yönetenler yıllardır "Yavuz hırsız ev sahibini bastırır" mottosuyla hareket ederek, algıda ilk atağa çıkan, suni gündemlerde zirveyi kimseye bırakmayan, hedeften uzaklaşıldıkça GS düşmanlığını pompalayan bir yönetim biçimini benimsemişler. Bunu eder kılan da koyun taraftarı. Sorgulayan, hataların sebeplerini doğru analiz eden, irdeleyen, dün buna böyle dendi, bugün böyle deniyor diyen kişi sayısı kabaca %10 falan. Optasal tanım: Acı. :)

  Selahattin Baki şimdiden yeni MHK başkanı Lale Orta'ya mavi boncuk dağıtıyor :) "İşte bu yüzden değişti bu MHK" diyerek yenisinin lehlerine olası hatalarına "Olması gereken, çalınması gereken düdük buydu" diyebilmek amaç. Yeni MHK'ya meşruluk kazandırmak, iyi niyet elçisi yapabilmek adına kendince altlık yapmaya çalışıyor Zeki(!) yöneticimiz. Türk futbolunda gerçekten söylemlerinden ve düşüncelerinden sonuna kadar istifade edilmesi gereken korkunç dolu bir insan nevi şahsına münhasır bu arkadaş :) Her söylemi, her röportajı 6222 kapsamında körüklemenin dik alâsı olan bu 12/Sos/B'den :D kıymetli yöneticimiz, başkanının nüfuz gücüne istinaden müthiş bir özgüven içinde hareket edebiliyor.

  Velhasıl kelam, biz Galatasaray taraftarı olarak bu oyunları çok gördük. Bu genç yöneticilerin unuttukları şey şu ki; biz bu oyunları daima kurgulayanların başlarına yıktık, yine yıkarız. Niyeti güzel olanın, yolu da güzel olur. Niyeti şer olanın yolu daima dikenli olur. Bu her zaman böyle oldu böyle de olmaya devam edecek. Tv8,5'la, dijital tasmalılarınızla, sosyal medyadaki beslemelerinizle, WP gruplarındaki manipülatör trollerinizle elinizden geleni ardınıza koymayın. Siz hepiniz bir, biz bir... Cumhuriyetimizin 100. yılında, 23 yolunda bütün algıları paramparça eder, önümüze koyduğunuz tüm engelleri yıkar geçeriz... Burası GALATASARAY ;)


Yorum Gönder

0 Yorumlar