12 Kasım 2022 Galatasaray'ın Terhis günü! - CİMBOM NEFERİ

12 Kasım 2022 Galatasaray'ın Terhis günü!

    

     Öyle bir maç ki, tüm denklemleri ayrı ayrı çözüme kavuşturan bunun yanı sıra şampiyonluk havasına giren güruhtan kulağının üstüne yatarak hakikatleri bağlamından saptıran tüm paydaşları nakavt ettiğimiz bir baş yapıt adeta... 

     Hakem hatalarından dem vurduğumuz dönemde "Önce attığınız gol sayısına bakın" diyerek hesapta ofansif noksanlık yaşadığımızı okumaya çalışıyorlardı tabela üzerinden. Bunu dikte etme çabalarını, can alıcı tüm istatistiklerde birinci olduğumuzu ortaya koyarak savuşturduğumuzda ise "Nato kafa Nato mermer" şekilde plağı geri sarıp "Siz adalet değil, ayrıcalık istiyorsunuz" diyorlardı. Aleni şekilde hakemleri dizayn eden sistem tarafından yapılan hak gasplarını, sistemin kuklacısı konumunda olmalarından mütevellit ucunun da kendilerine dokunmuyor olmasıyla beraber acımasızca içlerine sindirebiliyorlardı.

    Tam da bu noktada Ali Palabıyık'ın adeta "Teksas Katliamcısı" gibi ipin ucunu iyice kaçırıp, bu "Organize ve profesyonel kötülüğün" yapısını tüm ülkenin gözleri önünde çaldığı skandal düdüklerle ifşa etmesi bardağı taşıran son damla oldu. Bu maçtan itibaren; tüm tuşlara basan, şampiyonluk için gözünü karartan gözü dönmüş camianın dizayn ettiği bu kokuşmuş sistem, halkın tüm sosyolojik katmanlarının gözünde deşifre olmuştu. İstedikleri gibi at koşturma özgürlüğü bir parça ellerinden alınmış bu ayrıcalıklı zümrenin artık tek odak noktası, şampiyonluk yolundaki bir numaralı kâbusu Galatasaray'ın aleyhine çaldırdıkları ifşa olmuş skandal düdüklere biraz ara verip, kendi maçlarında lehlerine çaldıracakları düdüklerle günü kurtarmak, takımlarına destek olmaktı. Ancak bu noktada da işler yolunda gitmedi zira dokunulmazlıkları doruğa ulaşmış oyuncu grubunun alışkanlık haline getirdikleri savurganlıkları üst üste 10 kişi kalmalarına neden oldu. Şunu da söylemek Galatasaraylı düsturuna yaraşır diye düşünüyorum; Batshuayi'nin ikinci sarı kartı yanlış bir karardı. Hatta Pedro'nun ikinci sarı kartı da. Mesele 10 kişi kalmalarından çok, sezon başından beri set oyununda var olmamalarıyla ilintiliydi. Gerçekler, kafalar kuma gömüldüğünde yok olmuyor... İlerleyen haftalarda bu direkt futbolun, işleyerek rakip sahaya top taşımamanın bedelini zorluk seviyesi yüksek maçlarda oyuncu kalitesindeki büyük yetersizlikle de beraber ödeyecekler diye düşünüyorum.

    Biz yeniden Galatasaray'ımızın resitaline dönelim. Takıma sonradan katılan Icardi'nin yine çılgın attığı, fizik gücünü toplamasıyla beraber ikili mücadelelerin neredeyse tamamında ayakta kaldığı, sıfır ego ile pozisyonun gerekliliği neyse onu ivedi şekilde uyguladığı bir maç izledik yine. Virtüöz Mertens ve hemen arkasındaki GPS Sergio Oliveira'nın da ön alandaki yönlendirmelere desteği, Kerem'in tüm pozisyonlarda can alıcı noktalarda topla buluşmasına sebep oldu. Ters kanatta Rashica tıpkı Icardi gibi pozisyonların kıymetini bilen, en müsait arkadaşına oynayan, saha içi görüşü mükemmel bir profil izlenimi veriyor geldiği günden bu yana. Torreira ön alan baskısına destek verdiği gibi, geride ilk dürtmeyle aldığı pozisyon önceliği ile lehte kazandırdığı faullerle bir çok tehlikeyi başlamadan bitiren çok tecrübeli, çok klas bir isim. Diğer yandan sezon başından bu yana takımın en iyisi konumundaki Boey, belki bu maçta alıştırdığı yüksek performansın kalibre olarak biraz altında kalsa da takımı zor duruma düşürecek tek bir hata yapmadan 90 dakikayı tamamlamasını bildi. Nelsson müthiş bir profesyonel, değerlendirmeye tabi tutmaya gerek bile duymayacağım şekilde hatasız yoluna devam ediyor. Partneri Abdulkerim'i sezon başından bu yana hazırlık maçlarından itibaren izleyen sıkı bir Galatasaray taraftarı olarak, çok eleştirdim. Ancak Başakşehir maçında olağanüstü bir performans, sıfır hata, müthiş bir istek, korkunç bir konsantrasyon, harikulade bir özveriyle canını dişine takarak takımdan ayrı bir resital sundu adeta. Abdulkerim'i çok beğendim ve attığı gol de ilk yarıda direk dibinden kaçan kafa vuruşundan sonra ayrıca sevindirdi tıpkı kendisi gibi bizleri de. Öte yandan oyundan çıkana kadar Emre sol bekte iyi işler yaparken, yerine maç eksiği olan genç Kazımcan'ın girip bu kadar serinkanlı, tecrübeli, müthiş bir kaliteyle arkadaşlarına uyum sağlaması da, Galatasaray'ın alternatifli kadrosunun ne kadar diri oyunculardan kurulu olduğunu bir kez daha gösterdi bizlere. Kaptan Nando'yu değerlendirmeye tabi tutabileceğim tek pozisyonun, Başakşehir'in ölü topta, Sergio'nun yerde kaldığı pozisyondaki ön direk vuruşunda iyi yer tutmasını söyleyebilirim. Bunun dışında Galatasaray'ın kale önünde Başakşehir semalarını kaplayan mangal kokusundan başka kayda değer bir durum yoktu kaleci için. Oyuna sonradan giren dünya yıldızı Mata'nın da sürekli kendinden bir şeyler verme isteği yaptığı asistle taçlanmış oldu. Galatasaray'da Mertens oyundan çıkıyor, yerine Mata giriyor... Sanırım 2022-2023 futbol sezonunun Galatasaray adına özet cümlesi bu olsa gerek... Başlıkta da belirtiğim gibi Galatasaray askerden gelmiş gibi akın akın gidiyordu rakip kaleye. Bir ara skor 5-0 iken ön alanda 7 oyuncuyla pres yapıyordu takım.
"Ama gol az diyenlere" ligin en az gol yiyen, en kompakt takımına karşı, 12 haftada 8 gol yemiş Başakşehir'e 1 maçta 7 gol atarak ben buradayım dedi adeta. Cimbom Dünya kupası arasına; rakiplerine göz dağını, tüm can alıcı istatistiki parametrelerde vererek gitmeyi başardı. Artık şampiyonluk yolunda en zorlu ve bol deplasmanlı fikstürden çıkan Galatasaray'ı görece daha kolay bol iç sahalı bir fikstür beklerken, rakiplerini de tam tersi bir tablo bekliyor olacak. 


Bu yolun sonu 23, kimsenin şüphesi olmasın.

Yorum Gönder

0 Yorumlar