Zirveyle puan farkının açıldığı şu dönemde, Galatasaray için olmazsa olmaz her maçın kayıpsız geçmesi zaruri iken, Trabzon'un maç öncesinde hanesine 3 puanı yazdırması, Altay maçının önemini daha da arttırmıştı sarı kırmızılılar adına. Maça iyi de başlayan Galatasaray, savunma arkasına atılan toplarla pozisyonları da birbiri ardına buluyordu. Kerem'in golüyle pozisyonu sonuçlandırmayı başaran Galatasaray, ofsayta takılarak eşitliği bozmayı bir kez daha başaramamıştı.
Derken, Galatasaray yine yaptığı bir top kaybında, Pinares'in savunmaya paralel driplingi ile savunmanın da adeta refakatiyle kalesinde golü gördü. Avrupa maçlarında çok daha sıkı markajla rakiplerine şut imkanı vermeyen, rakipleri pozisyona girmeden önce yaptığı kritik müdahalelerle olası tehlikeyi bertaraf eden takım savunmasının iflas ettiği bir andı. Gole reaksiyon vermek adına oyunu rakip yarı alana yıkmayı başaran Galatasaray, direklere takılıyor, ahlar vahlar içersinde seyircisini hop oturup hop kaldırıyordu. 34. dakikada Marcao'nun savunma arkasında Feghouli'yi görmesi ve Faslı oyuncunun tekte Halil'e indirmesiyle tabelada eşitlik sağlandı ve ilk yarı 1-1'lik eşitlikle sona erdi.
İkinci yarı oyunu japon kaleye çeviren Galatasaray, doğru değişikliklerle Diagne ile skoru da bulmayı başarsa da VAR'da Bahattin Şimşek ve sahada Cüneyt Çakır şapkadan tavşan çıkarıp sonucu beraberlik olarak tayin etmeye kararlıydı. Skandal penaltı kararı için Cüneyt Çakır, dakikalarca görüntüyü izlemesine rağmen bu skandala imza atmaktan geri durmadı. Çok daha net bir penaltının henüz ilk yarıda, kaleciden dönen topa, Altay stoperi İbrahim Öztürk'ün açık koluna çarptıgı pozisyonda cereyan etmesi beklenirken, ne tesadüftür ki VAR odasında, Riva'da, Servet Yardımcının başkan vekili olduğu ferederasyon binasında, Tek adaylı Fenerbahçe seçimlerine oy kullanmaya gidip, bunu ölümsüzleştirmek adına fotoğraf çekilip servis ettiren Fenerbahçe kongre üyesi armatör Servet Yardımcı'nın başkanvekili olduğu o federasyon binasında Bahattin Şimşek göremedi, süzemedi, penaltıya hükmedemedi! Hani Yakın geçmişte Fenerbahçe - Başakşehir maçını Başakşehir'den alıp, Fenerbahçe'ye ikram eden, maç sonunda Fenerbahçe başkanının, "Hakemler böyle yönetse her maçımızı kazanırız" dediği Bahattin Şimşek...
Galatasaray Başkanının olağanüstü basın toplantısında beklenen kamuoyu infiallerini dile getirmemesi, kişilerin gizli ajandalarına dair tek satır kelam etmemesi, sahada Galatasaray'ın hak gaspına ugramasına zemin hazırlamıştır. Büyük bir sevinçle, Galatasaray başkanlığına gelen Burak Elmas'ı seçildiği günden bu yana destekleyen, seçilmesinden memnuniyet duyan bir Galatasaray taraftarı olarak, federasyon nezdinde Galatasaray spor kulübünün haklarını müdafa edemediği kanaatindeyim. Aynı klasik cümle biçimleri ile, sorunu söyleyip, çözüme dair somut adımlar atmayan, kişileri isim isim zikretmekten imtina eden, kapalı kapılar ardında yapılan görüşmeye dair nezaket çerçevesi içersinde konuşulanları kamuoyu ile paylaşmak için görüşmeyi yaptığı kişilerden izin alınması gerektiğini söyleyen bu kibar tutumların, Türk futbolunun mevcut konjünktüründe yeri yoktur. Galatasaray başkanı nezaket,naiflik,kibarlık ile cesaretsizlik arasındaki o ince çizgiyi iyi bilmelidir ve sahip olduğu koca camianın gücünün de farkında olmalıdır fikrindeyim. Hemen ertesi gün TFF başkan vekili Servet Yardımcı'nın Fenerbahçe stadından poz vermesi, sizin kibarlığınızdan güç alan bir meydan okuma şeklidir. Galatasaray camiasına alenen meydan okuyanlar bilmelidir ki, Galatasaray camiası sahipsiz değildir. Sizin de Galatasaray spor kulübü başkanı olarak birinci vazifeniz, kulubünüzün hak, alaka ve menfeatlerine sahip çıkmak, onları korumaktır. Umarım, ALLAH rahmet eylesin, mekanı cennet olsun sayın Mustafa Cengiz döneminde kulüp haklarının yeterince savunulmaması ile ilgili taraftar rahatsızlıkları sizin döneminizde de devam etmez. Galatasaray taraftarı, kulubünün haklarını savunmayan insanların bu göreve soyunmasından rahatsız. Problem her ne ise, başkan olarak çıkıp bunları açık yüreklilikle dile getirmeniz ve dolu dolu kişileri ifşa etmeniz gerekir.
Bir diğer konu ise; "Ben göreve gelirken de kısa vadede başarı, şampiyonluk vaat etmedim, sürdürülebilir başarı vaat ettim" gibi amatörce bir söylemi dile getirebilmenizdir. Siz Galatasaray başkanı olarak ben bu sene şampiyonluğu zaten vaat etmedim derseniz, durumdan vazife çıkaran hakemler sizin zaten dönemsel hedefsizliğinizi görüp, haklarınızı çatır çatır yeme cesaretini 2-3 level yukarı taşırlar. Siz gerçekten bu sözü söylerken bu lafın nereye gidebileceğinin farkında değil misiniz sayın başkan? Henüz sezon bitmemişken, ligin henüz ilk yarısı oynanırken, ortada alınabilecek tonla puanlar varken, beyaz bayrak sallarcasına, "zaten kısa vadede başarı vaat etmemiştik"demek hangi mantığın zekanın ürünü? Bu tecrübesizlik umarım daha fazla Galatasaray haklarının gasp edilmesine yol açmaz. Sizden bir taraftar olarak ricam, aksiyon alırken cesur olmanızdır, tıpkı seçim dönemindeki gibi.

0 Yorumlar